“Euro yükseldi, gurbetçiler bayram etti” cümlesini kuranlar, aslında ne söylediklerini bilmeden konuşuyor. Ekonomiden bihaber, alım gücü kavramından uzak, sadece rakamlara bakan bu çevreler, zannediyor ki döviz bozdurunca gurbetçinin yüzü gülüyor. Oysa gerçek tam tersidir: Bugün gurbetçi Euro’yu bozdurduğu anda değil, bozdurduğu Türk Lirası’nı harcamaya başladığı anda hayatın gerçeğiyle yüzleşiyor.
Şu an 100 Euro bozduran bir gurbetçinin eline yaklaşık 4.500 TL geçiyor. Ama bu parayla neler alınabiliyor? Neredeyse hiçbir şey! Bir depo benzin 3.000 TL’yi aşmış durumda. Market alışverişi, bir dışarı yemeği ya da birkaç temel ihtiyaç kalemiyle o 4.500 TL anında tükeniyor. Paranın çokluğu değil, o parayla ne kadar yaşayabildiğiniz önemlidir.
Oysa geçmişte Euro 10 TL seviyesindeyken, 100 Euro bozduran biri 1.000 TL alıyor, ama o parayla haftalık alışverişini, akaryakıtını, hatta küçük tatilini rahatça yapabiliyordu. Çünkü o zaman Türk Lirası’nın gücü vardı. Şimdi kağıt üstünde çok görünen ama karşılığı olmayan bir TL ile karşı karşıyayız.
Gurbetçiler olarak döviz bozdurduğumuzda sevinmiyoruz, üzülüyoruz. Çünkü bugün aldığımız 4.500 TL, belki dün 1.000 TL ile yaptıklarımızın yarısını bile karşılamıyor. Bu, Türkiye’deki ekonomik daralmanın, TL’nin hızla değer kaybetmesinin ve halkın alım gücünün yerle bir olmasının somut bir göstergesidir.
O nedenle “Euro yükseldi, gurbetçi keyifte” diyenlere açıkça sesleniyoruz:
Boş konuşmayın, hesap yapın.
Çünkü mesele kaç para aldığımız değil, o parayla hayatta ne kadar kalabildiğimizdir. Türk Lirası’nın değer kaybettiği bir ortamda döviz yüksek diye sevinmek, yangını izleyip ateşi alkışlamaktan farksızdır.
Haber Avrupa Medya
#EkonomiCehaleti #GurbetçiGerçeği #AlımGücüYok #BenzinFiyatı #EuroTL #HaberAvrupaMedya #BoşKonuşmayın #EmpatiYapın #TLDeğerKaybı #GerçekleriGör










